Kişilik gelişimi

Kişilik bireyi diğer bireylerden ayıran,  bireye özgü özelliklerin hepsidir. Kişiliğin gelişmesinde, genlerle yani anne ve babalardan çocuklara geçen özellikler ve  çevre etkili olmaktadır. Bireylerin sakin bir yapıda olması,  içe dönük ya da dışa dönük olması, tez canlı olması gibi özellikleri, huyu,  mizacı kişiliği oluşturur.

Kişiliğin önemli bir bölümü yedi yaşında tamamlanmış olur. Geri  kalan ne varsa ailemizden,  çevremizden gördüklerimizle ve öğrendiklerimizle oluşur.

Kişiliğin sağlıklı gelişmesinin, temelini öz güven oluşturur. Kendi istek ve ihtiyaçlarının farkında olmak, bunları dile getirmek, duygularını ifade etmek, insan ilişkilerinde benliğinin farkında olmak, kişilik gelişiminin sağlıklı olduğunu gösterir.

Öz güveni destekleyici yaklaşımlarınız, çocuğunuzun kendi başına bir şeyler yapabilme becerilerini, sorun çözme becerilerini geliştirir. Problemlerle karşılaştığında, kendisinin çözüm yolu bulmasını desteklemek,  alternatif çözümler sunmak yararlı olacaktır. Bu noktada önemli olan, şartsız bir biçimde onun yanında olduğunuz mesajını vererek, bireysel gelişimini desteklemektir.

Ailelerin tutumları çocuğun kişilik gelişimini tamamen etkilemektedir. 6 yaş ve altı çocuklarda karakter  oluşumunda sevgi, ilgi ve birlikte oyun oynamak, paylaşımlarda bulunmak çok önemlidir. Sert  bakış  ve kötü söz çocukların karakterlerinde ve zekalarında inanılmaz olumsuz etkilere yol açmaktadır.

  • Çocukla iletişimde gülerek sağlanan göz teması çok önem taşımaktadır. Anne ve babası düzgün konuşan, sevgiyle büyüyen çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimleri sağlıklı olacaktır.
  • Çocuğunuzla şakalaşmak, sosyal başarı için kendisini hazırlamasına yardım eder. Ebeveynler şaka ya da taklit yaptığında, çocuklarına yaratıcı düşünmek ve stresle başa çıkmak için zemin hazırlanır.
  • Çocuğunuzu  kucaklamanın ve öpmenin çok olumlu etkileri vardır. Yapılan araştırmalara göre, anne ve babasından eşit düzeyde ilgi ve sevgi gören çocukların daha sağlıklı ve olumlu karakter yapılarına sahip oldukları görülmüştür.
  • Aile aşırı koruyucu  davranırsa  başkalarına bağımlı ve kendine güvensiz çocuklar yetişmektedir.
  • Ailesi tarafından her tür doğru ya da yanlış davranışında kayıtsız şartsız hoş görüyle cevap alan bir çocuk sürekli bencil davranacaktır.
  • Ailesi tarafından bir takım sebeplerle reddedilen çocuk  gelecekte  herkese karşı düşmanca davranacaktır.
  • Çocuğun her davranışı sürekli eleştirilerek çocuk uyarılır ve dışlanırsa isyankar ve aşağılık kompleksine sahip olarak yetişecektir.
  • Hoş görü ve çocuğu kabul etme, onu bütün özellikleriyle kabul etmek anlamına gelir. Yanlışlar elbette olabilir ama ailenin tutarlı ve anlayışlı tavırları çocuğun doğruyu görmesinde etkili olacaktır. Özgüvenli, yapıcı, olumlu, sosyal ilişkileri sorunsuz çocuklar bu tip ailelerde yetişirler.

Okul çocuk için sosyal çevreye açılan ilk kapıdır. Dolayısıyla da çocuğun kişiliğinin şekillenmesinde okul önemli bir basamaktır. Çocuk işbirliğini, kuralları, paylaşmayı , üretmeyi okulda öğrenir.  Öğrendiklerini kişiliğinde harmanlama becerisi geliştirir ve kendi olmaya çalışır.

Disiplinli ve baskıcı bir öğretmen, çocuğun öz güven gelişimini olumsuz olarak etkileyerek, hayat boyu kendine güven duymayan bireyler yetişmesine yol açabilir. Buna karşın, çocuğun kendine ve çevresine saygı duyması gerektiğini iyi bir şekilde aşılayan bir öğretmen; kendine, çevresine ve doğaya saygı duyan bireylerin yetişmesini sağlayabilir.

İyi öğretmen çocuğun karşısına çıkan en büyük şanstır.

Kişiliği sağlam temeller üzerine oturmuş bir nesil yetiştirmek aile, çevre ve okul ile mümkün olacaktır.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir